2. Erdemli İş Adamı Okulu / Erdemli Hayat Çerçevesinde İş Ortaklıkları

2. Erdemli İş Adamı Okulu / Erdemli Hayat Çerçevesinde İş Ortaklıkları

12 Ocak 2019 tarihinde 2. Erdemli İş Adamı Okulu eğitimlerinin konuğu Erdemli Hayat Çerçevesinde İş Ortaklıkları konusuyla İTO Genel Sekreteri Doç. Dr. Nihat Alayoğlu oldu.

Ortaklık kavramını “İnsanların tek başına ulaşamayacakları hedeflere birlikte ulaşmak ya da, tek başlarına elde edebileceklerinden daha fazlasını elde etmek amacıyla özel veya resmî kıstaslara göre bir araya gelip üzerinde hemfikir oldukları şartları kabul ederek, meydana getirdikleri ekonomik, siyasî ya da sosyal beraberliklerdir.” şeklinde tanımlayan Alayoğlu, “Ortaklık bir kültür işidir” diyerek farklılıkları ve değişimi kabul etmeyen, paylaşmayı sevmeyen, birlikte hareketten rahatsızlık duyan, çıkarcı ve benmerkezci kültürün temsilcileriyle uzun soluklu beraberlik sağlamanın çok zor olduğunu belirtti. Aynı şekilde ortaklık kültürü çerçevesinde “işletme mantığına riayet etmeyen, aynı dili konuşmayan, ahlâkî ve kanunî çerçeve içinde duramayan, dostluk, akrabalık ve ortaklığı birbirine karıştıran birliktelikler kendileri ‘abâd’ olamadıkları gibi ortaklığın da ‘berbat’ olmasına sebep olacaktır.’’ diye ekledi.

Ortaklık kültürünün, ortakların karşılıklı güven ve sorumluluk sahibi olmasını, ortaklığın bilinçli olmasını, ortak düşünceye, anlayışa, akla ve dile sahip olmayı, karşılıklı anlayış ve empati, tahammül, paylaşma duygusu, rasyonel davranmak, sağlıklı iletişim gibi özelliklere sahip olmasının gerekliliğini dile getirdi. 'Paranın pulun lafı mı olur' şeklinde tam güven esasına dayanarak yola çıkıp yazılı kurallar göz ardı ediliyorsa, kısa bir zaman sonra ortaklar arasında 'hangisinin daha hırsız olduğunun' kavgası veriliyorsa, bunun önemli bir nedeni ortaklığın ne demek bilmiyor olmalarıdır diyerek Türk iş adamlarının önemli bir sorununun bu durumdan mütevellit olduğunu belirtti.

Sunumu sırasında işletmelerin tek başına bir kazanırken, birleşip on kazanmak yerine, 'küçük olsun benim olsun' mantığında direterek, büyük işletmelere yem olma ihtimalini göz ardı ettiklerini belirten Alayoğlu, “kâr eden bir şirket olabilmek için faaliyette bulunduğu sektörde sürdürülebilir rekabet avantajına sahip olmak; piyasa değerini maksimize etmek için ise firmanın büyümesi veya büyüme potansiyelinin olması gereklidir” dedi. Eskiden “büyük balık küçük balığı yutar.” felsefesi geçerli iken bu, günümüzde “hızlı balık, ağır hareket eden her balığı yutar.’ felsefesine dönüştüğünü anlatarak “Batamayacak kadar büyük olma! felsefesinin günümüz ekonomisinde yeri yoktur” diyerek güncel bir tespitte bulundu. 

Her şeyden önce ortakların birbirlerine karşı samimi, açık olmasının altını çizen Alayoğlu, yine ortakların birbirlerine güvenmesini, aralarındaki ilişkilerde hoşgörü ve empatinin hakim olması gerektiğini vurguladı. Son olarak ortaklığın sona erdirilme aşamasında hangi usûl ve esaslara göre hareket edilmesi gerektiğine değinen Nihat Alayoğlu oturumu katılımcıların sorularını cevaplayarak bitirdi.