Üç Aylarımız Mübarek Olsun

Rahmet ve bereket ayı olarak bilinen ve Recep, Şaban, Ramazan aylarını kapsayan “Üç Aylar” 02 Şubat 2022 tarihinde başlıyor.

Üç Aylarımız Mübarek Olsun

İslâm aleminin tamamında büyük bir heyecan ve umutla karşılanan mübarek üç ayların Müslümanların manevi iklimine en çok katkı sağlayacak haber olması pek çoğumuzun malumudur. Hz. Muhammed (s.a.v.) “Ey Allah’ım; Recep ve Şaban’ı bize mübarek kıl, bizi Ramazan’a kavuştur.” duası dinimizin mübarek kıldığı gün ve geceleri bizlere bildirirken aynı zamanda bu vakitlerin istifade etmek isteyen herkes için ne denli kıymetli olduğunu da ortaya koymaktadır. Regaib kandili ile birlikte başlayıp Ramazan Bayramı ile sona eren bu mübarek vakitlerin nafile ibadetlerle ve tevbe-i istiğfar ile geçirilmesi manevi yoksunluğumuzu bertaraf edecek en mühim noktadır.

Özellikle Hz. Muhammed (s.a.v.) bizlere miras kalan oruç ibadetinin üç ayların başlangıcı ile yeniden hatırlanması ve bu sayede Ramazan ayına hem manen hem de maddi olarak bir hazırlık yapılması büyük bir önem arz etmektedir. Yapacağımız ibadetler ve edeceğimiz dualarla yeniden yeşerteceğimiz iman tohumu Ramazan Bayramı ile birlikte yeşererek çiçeklerini açacak ve dünya hayatını adeta Cennet yurdu haline getirecektir. Böylelikle İslâm rahmet ve bereket atmosferi hem evimizde hem de tüm sosyal yaşantımızda yayılacaktır.

Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin. Fakat Allah’a ortak koşanlar sizinle nasıl topyekûn savaşıyorlarsa, siz de onlarla topyekûn savaşın. Bilin ki Allah, kendine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir. (Tevbe, 36)

Yüce rabbimiz bizlere indirmiş olduğu Kur’an’ı Kerim aracılığı ile tüm vazifelerimizi, uymamız ve sakınmamız gereken hususları bildirirken aynı zamanda başlı başına bir yaşam modeli sunmaktadır. Bizler yaşantımızı Kur’an’ı Kerim’in esaslarına ve Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimizin usulüne uygun olarak şekillendirdiğimiz takdirde mübarek ayları layıkıyla idrak edebilir ve istifade edebiliriz.

Rabbinizin bağışına, genişliği göklerle yer arası kadar olan ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için hazırlanmış bulunan cennete koşun. Onlar bollukta ve darlıkta Allah yolunda harcayanlar, öfkelerini yenenler, insanları affedenlerdir. Allah, iyilik edenleri sever. (Âl-i İmrân, 133-134)

Hz. Muhammed’den (s.a.v.) rivayet edilen bir hadiste insanlara tebessüm etmenin dahi sadaka olduğu bildirilmiştir. Yukarıda zikredilen âyet-i kerimeler de bu minvalde dikkate alındığında bu mübarek üç ayın tamamında sadaka vermenin, iyilikte bulunmanın ve sürekli olarak Allah’ı zikretmenin önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Dinin emirleri arasında yer alan haramdan uzak durmak ve güzel ve faydalı işlere yönelmek mübarek vakitlerde yapılacak işlerin başlarında gelmektedir. Cenab-ı Hakk’ın mağfiretine sığınmak ve dolayısıyla günahlarımızın affı için tevbenin sık sık zikredilmesi ve iyilikte yarışırcasına toplumun her kesiminde yaygınlaştırılması gerekmektedir. İslâm’ın başta Müslümanlara ardından da tüm İslâm alemine yayılması, adeta bir rahmet pınarının taşması yapılan iyiliklerle ramazan bayramına ulaşmakla mümkün olacaktır.

İslâm’ın tüm dünya insanlarına layıkıyla sirayet etmesi Müslümanların dünya hayatındaki yaşantılarına ne ölçüde bağlı ise ilmin ihyası ve mübarek vakitlerin manevi olarak rızık haline gelmesi de aynı oranda kıymetli ve değerlidir. Manevi atmosferimizi destekleyecek en önemli iki gece, Regaib ve Mi’rac gecesi olarak kutladığımız kandil geceleri en ihlaslı ibadetlerin edildiği geceler olarak kabul edilmektedir. Ardından Ramazan ayının son günlerinde aranan ve Kur’an’ı Kerim’de bin aydan hayırlı tek gece olarak bildirilen Kadir gecesi ilim ve ibadet şuurunun had safhasını ortaya koymaktadır. Oruç ve namaz gibi hem farz hem de nafile ibadetlerin üç aylar boyunca yerine getirilmesinin yanı sıra İtikâf ibadetinin de bilhassa Kadir gecesini içerisinde alacak şekilde gerçekleştirilmesi görmezlikten gelinmemelidir.

Tüm bu ibadetler Müslümanların dünya hayatındaki davranışlarını şekillendirirken aynı zamanda iyiye ve güzele dair olan her şeyin yine Müslümanlar aracılığı ile dünya üzerinde layıkıyla idrak edilmesine olanak tanıyacaktır. Bu ve benzeri temenniler ile birlikte iman ve ibadet birlikteliklerimizi gözden geçirmek, noksan olduğumuz yönleri telafi ederek hayra ulaştıracak tüm imkanları denemek mübarek üç ayların bereketi açısından önem arz etmektedir.

Hz. Muhammed’in sünnet-i seniyyesi Kur’an’ı anlama ve hakkıyla idrak etme yolunda gerçek bir rehber olduğu dikkate alındığında mübarek üç ayların layıkıyla istifade edilmesi söz konusu olacaktır. Ülkemizdeki pandemi koşullarının nedeyse iki yıldır devam ettiği ve hala zorlu şartların tamamen ortadan kalktığı bu dönemlerde duaya gerçekten ihtiyaç duyduğumuzu görmemiz gerekir. Bu vesile ile Recep, Şaban ve Ramazan ayların bizleri yeniden sağlığımıza kavuşturmasını, pandemi sürecini sona erdirmesini ve Cenab-ı Hakk’ın merhametine ulaştırması duasının dillerimize ve gönüllerimize yerleşmesini niyaz ediyorum.

 

Mehmet DEVELİOĞLU

UTESAV Mütevelli Heyeti Başkanı