|
UTESAV Haliç Buluşmasında Demokratik Açılım Sürecinde Değerler ve iletişim Konusu Ele Alındı
Kategori: Haberler DEMOKRATİK AÇILIM SÜRECİNDE 'ORTAK DEĞERLER' SORUNLARI AŞMAMIZI KOLAYLAŞTIRIR
Ortak değerlerimiz, sorunların aşılmasında en önemli referans çerçevesidir. Birbirimizi daha çok anlamaya ve tanımaya ihtiyacımız var. Bunu da samimiyetle, insani değerler ölçüsünde birbirimizi anlamaya çalışarak gerçekleştirebiliriz. Türkiye'de birlik duygusunu pekiştirmek için 'canımızı acıtsa da' adaletli olmak zorundayız.
Uluslararası Teknolojik Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı (UTESAV) tarafından düzenlenen haliç toplantılarının dokuzuncu buluşmasında önceki akşam MÜSİAD Genel Merkezi'nde, medya yöneticileri, STK başkanları ve yazarlar, demokratik açılım sürecinde değerler ve iletişim konusunu ele aldılar. Programa, MÜSİAD Genel Başkan Yrd. Hasan Büyükdede ve MÜSİAD Yönetim Kurulu Üyeleri, Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı Başkanı Necati Ceylan, Hukuk-Der Başkanı Kamil Uğur Yaralı, Mazlumder İstanbul Şube Başkanı Cihad Gökdemir, UTESAV Yönetim Kurulu üyeleri, akademisyenler, medya yöneticileri ve yazarlar katıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan UTESAV Başkanı İsrafil Kuralay, açılım sürecinin Türkiye'nin geleceği açısından son derece önemli olduğunu ve Kürt meselesinin sadece siyasilerin çözeceği bir mesele olmadığını dile getirdi. Kuralay, "Milli birlik projesinin başarı ya da başarısızlığı hepimizin sorumluluğu altındadır. Bu sürecin tamamlanması için kanaat önderlerinin, sivil toplum kuruluşlarının ve aydınların 'ortak değerler', ortak tarih algısı ve kardeşlik duygusu çerçevesinde bir inisiyatif geliştirmelidirler.Ortak değerlerimiz, sorunların aşılmasında ve barışın tesis edilmesinde en önemli referans çerçevesidir. Farklılıkları bir arada tutan, toplumsal mutabakatın en güçlü olduğu alan değerlerimizdir.Toplumu birbirine kenetleyen manevi bağların, değerlerin ışığında adalet duygusunu tesis eden, bir üst dil ve birlik duygusu geliştirmek zorundayız" şeklinde konuştu.
Açılım sürecinde kamuoyu ile iletişimin sağlıklı bir şekilde yürütülemediğini ifade eden UTESAV Başkanı İsrafil Kuralay, "süreçle ilgili yaşanan bilgi eksiklikleri, yanlış anlamaları ve önyargıları arttırdı. Konunun tarafları ile etkin bir iletişim kurulamadı. Demokratik açılım süreci bir devlet projesi olmasına rağmen kamuoyunda ve siyasilerde AK parti'nin projesi olarak algılandı. Açılım sürecinin isimlendirilmesi konusunda da bir karmaşa yaşandı. Kimileri Kürt açılımı derken, Hükümet demokratik açılım, milli birlik projesi gibi farklı adlandırmalar yaptı. Bu da kamuoyunda açılımla ilgili farklı algılamalara ve mesaj karmaşasına yol açtı" dedi.
Dokuzuncu Haliç Buluşmasının sonuç bildirisinde şu görüş ve önerilere yer verildi:
1. Demokratik açılım sürecinin başarıya ulaşması ve demokratikleşmenin tam olarak tesis edilmesi için yeni ve sivil bir Anayasa gereklidir.
2. Türkiye, yüzyıllarca camisi, havrası ve kilisesi ile farklı kültürleri adaletli bir şekilde birlikte yaşatma modelini ortaya koymuş ve dünyaya örnek olmuştur. Türkiye'nin kimliklerle ilgili bir sorun yaşıyor olması değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızın bir göstergesidir. Toplumumuzda benzerliklerimizi daha çok vurgulamalıyız. En önemli bütünleştirici konu değerlerimizdir. Açılım sürecinde bu konu üzerinde daha fazla durmalıyız.
3. Açılım süreci önce birey olarak. 'Ben' den başlamalı, sonra bizde devam etmeli. Ancak o zaman meseleleri daha doğru bir şekilde ele alabiliriz. Kendimize güvenmeli ve hiçbir zaman içimize kapanmamalıyız.
4. Açılım sürecinin doğru işleyebilmesi ve farklı toplumsal kesimleri bu konuda aydınlatabilmek için yeni bir iletişim stratejisine ihtiyaç var.
5. Açılım sürecinde sanatçılar, kanaat önderleri, sivil toplum ve farklı toplumsal kesimlerin desteği alınmalıdır.
6. Açılım sürecinin adlandırılmasında bir bütünlük yok. Konuyu ekonomik ve siyasal bir restorasyon olarak görmek yeterli değil. Toplumu birbirine bağlayan milli ve manevi değerler sürecin temel bir parçası olarak görülmelidir.
7. Demokratik açılım sürecinde geliştirilecek iletişim stratejisi, akıl ve yüreği bir araya getiren bir strateji olmalıdır.
8. Adalet herkese tanınan bir haktır. Adalet canımızı acıtsa bile uygulanmalıdır. Adaleti tam olarak tesis ettiğimizde ne Dersim gibi hadiseler ne de Kürt sorunu gibi sorunlar yaşanır.
9. Geldiğimiz nokta da açılımı birbirimize doğru anlatamadığımız ortaya çıkıyor. Birbirimizi daha iyi anlamaya ihtiyacımız var.
10. Demokratik açılımın zamanlaması doğruydu. Süreçle ilgili pek çok hazırlık yapıldı. Açılım süreci bazı aksaklıklara rağmen ilerlemeye devam ediyor. Eski DTP'lilere bölge halkı sivil siyasete devam edilmesi için baskı yaptı. Yeni parti terörle arasına mesafe koyarak üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmelidir.
11. Açılımın temel amaçlarında birisi teröristlerin eve dönüşünü sağlamaktı. Bu süreci DTP sınırda yaptığı gösteri ile baltaladı..
12. Doğuda asıl problem işsizlik ve yatırım eksikliğidir. Koruculuk ve aşiret sistemi kaldırılmalıdır. Bölgede işsizlikle mücadele için küçük atölyelerin kurulması sağlanmalı ve hayvancılık desteklenmelidir. Son dönemde Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesine önemli yatırımlar yapıldı. Bu yatırımlar çeşitlendirilerek devam ettirilmelidir.
13. PKK, Kürtlerin sekülerleşmesi ve değerlerinden uzaklaştırılmaları için büyük çaba sarfediyor. Bölgedeki gençlerle konuşulduğunda manevi değerlerin boşluğu belirgin bir şekilde hissediliyor. Dini konular ancak yaşlılarla konuşulabiliyor. Taş atan çocukları bu bağlamda yeniden düşünmeliyiz.
14. Samimiyet en önemli iletişim stratejisidir. Erdoğan'ın yakılan köylerden bahsetmesi bölge halkında büyük bir iletişim imkanı ve umut oluşturdu.
15. Muhafazakar kesimin açılım sürecinde yapılan beyin fırtınası toplantılarda olmaması büyük bir eksikliktir.
16. Muhafazakar kesim sorun çözme konusunda yeterli değil. İyi niyeti bilgi ile taçlandırmak gerekiyor. Sorun çözme kabiliyetimizi nasıl geliştireceğimiz üzerinde durmalıyız.
17. İnsana bakış açımız insani ve samimi olursa sorunları çözmemiz daha çok kolaylaşır. Kürt meselesini insani bir problem olarak görmüyoruz. Bizim meselelere bakışımız nedir? Önce bunu sorgulamalıyız. "Ben" Kürt meselesine nasıl bakıyorum, biz nasıl bakıyoruz? Önce kendimizden yola çıkmalıyız.
18. Toplumda adalet duygusunun hakim kılınması lazım. İnsani değerler ön plana çıkartılmalı. STK'ların daha özgür ve bağımsız bir şekilde meseleleri ele alması lazım.
19. Türkiye'nin kayıp halkası sivil toplum kuruluşlarıdır. STK'ların yaşadığımız problemlere daha berrak ve doğru yaklaşabileceğini düşünüyoruz. Bu yüzden sivil toplumun süreçte etkin olması şart.
20. Toplumu birbirine kenetleyen manevi bağların, değerlerin ışığında bir üst dil ve birlik duygusu geliştirilmelidir.
21. Ortak değerler etrafında birleşme vurgulanmalı ve değerler, çözüm sürecinin temel bir parçası olarak görülmelidir.
22. Kürt sorunu ve demokratikleşme sorunlarının çözüm mercii siyaset olmalıdır. Siyaset kurumu inisiyatifi elinden bırakmamalı ve Mecliste uzlaşma ve diyalog mekanizmaları çalıştırılmalıdır.
23. PKK güdümünde olmayan bağımsız partilere ihtiyaç vardır.
24. Açılım sürecinde önyargılar mesafe alınmasını zorlaştırmaktadır. Örneğin toplumun genelinde Kürtlerin ayrı bir devlet kurmak istediği kanaati hakimdir. Yapılan araştırmalarda Kürtlerin ayrı bir devlet istemedikleri ortaya konulmuştur. Toplumsal kenetlenmenin sağlanabilmesi için bu önyargıların aşılması ve diyalogun geliştirilmesi gerekmektedir.
25. DTP'nin kapatılması Türk demokrasisi açısından olumsuz bir gelişmedir. Parti kapatmaların önüne geçmek için siyasi partiler yasası bir an önce değiştirilmelidir.
26. Bölge insanının meslek ve iş sahibi olabilmelerine yönelik olarak gerekli mesleki ve teknik eğitim yatırımları hızlandırılmalıdır.
27. Özel sektör yatırımlarının bölgeye gelmesini teşvik etmek amacıyla bölgesel KİT'lerin oluşturulması sağlanabilir ve özellikle büyük kamu alımları bu KİT'lerden tedarik edilebilir.
|